Sigara Neden Bağımlılık Yapar?

Sağlık 10 Nisan, 16:00'de eklendi

Sigaranın bağımlılık yaptığını bilmeyenimiz yok. Ancak tam olarak neyin, nasıl ve ne şekilde bağımlılık yaptığını bilenimiz pek az. İşte sigaranın bağımlılık yapma süreci ve bırakmanın zor olmasının sebepleri:

Öncelikle bağımlılık kelimesini kullandığımızda neye işaret ettiğimizi açıklayalım…

Bunlardan bir tanesi fiziksel bağımlılıktır. Bu tür bağımlılıkta vücutlarımız, sağlığını ve standart işleyişini sürdürebilmek için bir maddeye gereksinim duyar. Çünkü o maddenin bir süre devamlı kullanılmış olması, bedenimizin normal işleyişini değiştirerek yerine yeni, yapay bir normal koymuştur. Bu yüzden o maddenin yoksunluğunu çektiğimizde, vücudumuz yeni bir normale uyum sağlamak konusunda o kadar hızlı olmadığı için işleyişi bozulur ve kendimizi hasta hissederiz.

Konumuza geçmeden önce bunu bir örnekle pekiştirelim.

Bu sürece verilebilecek en iyi örnek alkoldür. Şimdi uzun zamandır alkol kullanmamış bir insan hayal edin. Bu insan bir tatile çıksın ve bir hafta boyunca her gün alkol tüketsin. Bu durumda o insanın vücudu yeni ve alışılmadık bir standart duruma geçecektir ve bu sebeple kişi bir süre boyunca mide bulantısı, baş ağrısı hissedecek, çabuk sarhoş olacak ve bilincini kısa süre için kaybedecektir. Uzun süre düzenli alkol tüketen birinin birden içmeyi bırakması da vücutta hemen hemen aynı etkileri yaratır. Vücudun standart işleyişi yine değişmiştir ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlayabilmek için aynı semptomları gösterecektir.

Ancak tüm bağımlılıklar fiziksel değildir.

Başlandığında ya da bırakıldığında ortaya fiziksel semptomlar çıkarmayan bağımlılık tipleri de vardır ve bunlara psikolojik bağımlılık adı verilmektedir. Böyle durumlarda kişi yine bağımlı olduğu maddeye ihtiyaç duyar, ancak bir plasebo etkisi yaşamadığı sürece fiziksel yoksunluk belirtisi göstermez. Kumar ya da adrenalin bağımlılığı bu tür bağımlılıklara örnek gösterilebilir. Onların yaptığı, beyindeki ödül merkezini uyarmak ve kişiye aynı uyarılmayı tekrar tekrar yaşama isteği yaşatmaktır.

Nikotin, vücutlarımızda hem fiziksel hem de psikolojik bağımlılık yaratır.

Nikotin, bir grup bitki tarafından üretilen tamamen doğal bir maddedir ve kurutulmuş tütünde %3-6 oranında bulunmaktadır. Nikotin, vücudumuzda bulunan ve nikotinik asetilkolin reseptörleri adı verilen noktalara bağlanır ve temelde vücudumuzun iki farklı noktasını etkiler: merkezi sinir sistemi ve adrenal medulla. Vücuda girdikten sonra adı geçen reseptörlere bağlanan nikotin, dopamin gibi iyi hissetmemizi sağlayan nörotransmiterlerin salınımını tetikler.

Sigaranın diğer nörotransmiterler üzerindeki etkisi ise şu şekildedir:

Tütün dumanı aynı zamanda monoamin oksidaz inhibitörü adı verilen maddeleri barındırır ve bu maddeler de dopamin, serotonin ve noradrenalin gibi nörotransmiterlerin dolaşımını arttırarak hem bedenimiz, hem de zihnimiz üzerinde bir takım değişikliklere sebep olur. Sigara dumanını çektiğimiz andan itibaren bu etki yedi saniye içerisinde gerçekleşir ve yaklaşık iki saat boyunca sürer. Sigarayı bırakınca yaşanan yoksunluğun çok yoğun olması, nörotransmiterlerde meydana gelen bu değişimle açıklanmaktadır.

Nikotin alımı, adrenalin hormonu seviyelerini de değiştirmektedir.

Vücudumuza giren nikotin, hücrelerimizin içindeki kalsiyum miktarını arttırarak adrenalin hormonunun salınımını tetikler. Bu da kan basıncımızın, nabzımızın, nefes alış-verişimizin ve kan şekeri seviyemizin yükselmesine sebep olur. Kısacası “adrenalin bağımlısı” olma durumu, yalnızca heyecan yaşamayı seven insanlar için değil, sigara bağımlıları için de geçerlidir.

Kısacası sigaranın bağımlılık yapıcı etkisi, hormon ve nörotransmiterlerimiz üzerinde yarattığı değişimden kaynaklanmaktadır.

Ve sigarayı bırakarak nikotin alımınızı azalttığınızda, vücudunuz bu hormon ve nörotransmiterlerin salınımını azaltarak ya da arttırarak kendisini yeni bir standart duruma sokmaya çalışır. Nikotin yoksunluğu, son sigaranızı içişinizden 2-3 saat sonra başlar ve 2-3 gün içerisinde zirveye ulaşır. Bu süreçte anksiyete, depresyon, uyku bozuklukları, uyuşukluk, baş ağrısı, iştah artışı, konsantrasyon güçlüğü ve huzursuzluk gibi durumlar görülebilir. Ha değer mi derseniz; kesinlikle değer!
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.

Başlıklar: